Bir marka düşünün, her şeyin yolunda gittiğini sanıyor. Rakiplerinin yaptığını olduğu gibi taklit ediyor, tıpkı sürüdeki bir koyun gibi. “Herkes bunu yapıyor, biz de yapalım.” diye düşünüyor. Ama hiç durup, “Bu yolda neden ilerliyoruz?” diye sorgulamıyor. Yani başkaları ne yapıyorsa, o da onu yapıyor. Bir süre sonra fark ediyor ki; markası büyümemiş, güçlenmemiş, dün neyse bugün de aynı kalmış.
Diğer tarafta ise daha cesur bir marka var. O, herkesin izlediği yolu takip etmiyor, biraz risk alıyor ve farklı bir şeyler denemek istiyor. Ama bunu dikkatli bir şekilde yapıyor. Çünkü diyor ki: “Zaten herkes aynı yolu takip ediyor, ben biraz farklı hareket edeyim.” O, kalabalıktan uzaklaşıyor, farklı yollara sapıyor. Farklı yollar, farklı insanlar ve farklı deneyimlerle karşılaşıyor. Gelişiyor, büyüyor, dikkat çekiyor.



