Marka oluşturmak uzun zaman ister.
Markayı zayıflatmak ise düşündüğünüzden çok daha kolaydır.
Çoğu zaman büyük krizler yaşanmaz. Kimse bir sabah uyandığında “Bugün markam değer kaybetti.” demez. Süreç sessiz ilerler. Küçük kararlar birikir, alışkanlık hâline gelir ve zaman içinde markanın yönünü değiştirmeye başlar.
İşin ilginç tarafı, birçok işletmenin bunu fark etmemesidir.
Çünkü satış devam ediyordur.
Sipariş geliyordur.
Sosyal medya hesaplarında hareket vardır.
Her şey yolunda gibi görünür.
Sonra bir gün rekabet artar. Reklam maliyetleri yükselir. Müşteri sayısı yavaşlamaya başlar. Marka, kendisini ayakta tutan gücün ne olduğunu sorgulamaya başlar.
Bu noktaya gelmemek için önce hangi hataların markaya zarar verdiğini bilmek gerekir.
1. Herkese Hitap Etmeye Çalışmak
Bir markanın sesi ne kadar netse, insanlar onu o kadar kolay hatırlar.
Herkese seslenmeye çalışan markalar ise zamanla kendi sesini kaybeder. Mesaj değişir. Dil değişir. Vaat değişir. İnsanlar markayı tanımlamakta zorlanır.
Marka büyüdükçe hedef kitlesi genişleyebilir. Fakat büyümenin ilk adımı, kimin için var olduğunuzu bilmektir.
2. Fiyatla Rekabet Etmek
Fiyat indirimi kısa vadede satış getirebilir.
Uzun vadede ise markanın algısını değiştirmeye başlar.
Müşteriler sizi indirimle hatırlıyorsa her kampanya yeni bir indirim beklentisi oluşturur. Bir süre sonra rekabet, ürün yerine fiyat etiketi üzerinden yürür.
Bu yarışın kazananı ise neredeyse hiçbir zaman marka olmaz.
3. Rakipleri Kopyalamak
Rakibinizin yaptığı her çalışmayı tekrar etmek güvenli bir tercih gibi görünebilir.
Fakat insanlar kopyaları hatırlamaz.
Hatırlanan markalar kendi bakış açısını oluşturur.
Kendi dilini kurar.
Kendi hikâyesini anlatır.
Taklit edilen her fikir, markanın kimliğinden küçük bir parçayı eksiltir.
4. Kararsız Bir İletişim Dili Kullanmak
Bugün kurumsal bir dil…
Yarın samimi bir dil…
Ertesi gün tamamen farklı bir söylem…
Müşteri her karşılaşmada başka bir markayla karşılaştığını hisseder.
Güçlü markalar sürekli değişen bir karakter oluşturmaz.
Tutarlı bir iletişim kurar.
İnsanlar da bu tutarlılık sayesinde güven duyar.
5. Kısa Vadeli Kazançlara Odaklanmak
Bugün daha fazla satış yapmak önemli olabilir.
Fakat her karar bugünü kurtarmak için verildiğinde, yarının markası yavaş yavaş zayıflar.
Kalıcı markalar, tek kampanyayla büyümez.
Tek reklamla büyümez.
Tek ürünle büyümez.
Her gün alınan doğru kararların oluşturduğu güven sayesinde büyür.
Bu nedenle marka yönetimi, anlık sonuçlardan çok uzun vadeli etkiyi düşünmeyi gerektirir. Bugün verdiğiniz küçük bir karar, birkaç yıl sonra markanızın en güçlü yönüne de dönüşebilir, en büyük zayıflığına da.
Markalar çoğu zaman büyük hatalar yüzünden kaybetmez.
Her gün tekrar edilen küçük hatalar yüzünden güç kaybeder.
Kendi markanıza dışarıdan bakmayı deneyin.
İnsanlar sizi neden tercih ediyor?
Sizi rakiplerinizden ayıran ilk özellik ne?
Markanızı tek cümleyle anlatabiliyor musunuz?
Bu üç sorunun cevabı netleştiğinde, birçok problemin kaynağı da görünür hâle gelir.
Bu yazıda paylaştığım beş başlığı daha ayrıntılı ele aldığım “Markanızı Batırmak İstiyorsanız Bunları Yapın | 5 Garantili Yol” başlıklı YouTube videosunda, her hatanın marka değeri üzerindeki etkisini örneklerle anlatıyorum. Yazıyı tamamladıktan sonra videoyu da izlemenizi öneririm. Aynı konuya farklı bir açıdan bakmak, markanızla ilgili yeni sorular sormanızı sağlayabilir.




