Birçok şirket büyümek için daha fazla satış yapmaya odaklanıyor.
Yeni kampanyalar hazırlanıyor.
İndirimler planlanıyor.
Reklam bütçeleri artırılıyor.
Satışlar hareketleniyor.
Bir süre sonra aynı süreç yeniden başlıyor.
Fiyat rekabeti neden kalıcı avantaj sağlamıyor?
Çünkü fiyat üzerinden kurulan rekabet kalıcı bir avantaj oluşturmuyor.
Müşteri markalar arasında belirgin bir fark göremediğinde, kararını en kolay karşılaştırabildiği unsur üzerinden veriyor.
O unsur da çoğu zaman fiyat oluyor.
Bu yüzden birçok sektörde ürünler birbirine yaklaştıkça kâr marjı düşüyor.
Rekabet sertleşiyor.
Markalar daha fazla indirim yapmak zorunda kalıyor.
Güçlü markalar neyi farklı yapıyor?
Oysa güçlü markalar başka bir kulvarda ilerliyor.
Bir otel oda sunuyor.
Aynı zamanda huzurlu bir deneyim sunuyor.
Bir kahve markası kahve hazırlıyor.
Aynı zamanda kısa bir mola ve sosyal bir ortam sunuyor.
Bir spor markası ürün geliştiriyor.
Aynı zamanda insanların kendilerine duyduğu güveni güçlendiren bir hikâye anlatıyor.
İnsanlar teknik özellikleri inceliyor.
Kararlarını çoğu zaman hissettikleri güvenle veriyor.
Bu güven tek bir reklam kampanyasıyla oluşmuyor.
Her olumlu deneyimle biraz daha güçleniyor.
Üretilen değeri anlatmak
Markaların önemli bir bölümü ürün geliştirmeye büyük yatırımlar yapıyor.
Yeni teknolojiler kullanılıyor.
Üretim süreçleri iyileştiriliyor.
Ürün çeşitliliği artırılıyor.
Bütün bu çalışmalar değer üretiyor.
Üretilen değerin doğru anlatılması ise aynı ölçüde önem taşıyor.
Bir müşteri markayı birkaç cümleyle anlatabiliyorsa, algı netleşmeye başlamış oluyor.
Uzun açıklamalar çoğu zaman akılda kalmıyor.
Kısa ve güçlü fikirler hafızada yer ediyor.
Tutarlılık fiyatı geri plana atıyor
Bu yüzden güçlü markalar her kampanyada yeni bir kimlik oluşturmaya çalışmıyor.
Yıllar boyunca aynı fikri güçlendiriyor.
Tutarlı iletişim kuruyor.
Benzer bir deneyim sunuyor.
İnsanların zihninde güven duygusunu pekiştiriyor.
Zaman içinde fiyat konuşmaları geri planda kalıyor.
Tercihin merkezine marka değeri yerleşiyor.
Kalıcı büyüme de bu anlayış üzerine inşa ediliyor.
Çünkü insanlar her zaman en ucuz seçeneği aramıyor.
Kendilerine en fazla güven veren markayı seçiyor.




